Kamuda KHK Bombardımanı Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu'nun "Kamuda Dönüşümün Son Halkaları KHK’ler İle Tamamlanıyor!" başlıklı açıklama metnidir.
7 Kasım 2011 Pazartesi 10:31
AKP’nin son 6 ayda çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) sayısı son iki günde çıkarılanlarla birlikte toplam 34’e yükselmiştir. AKP, 1 ve 2 Kasım 2011 tarihlerinde çıkardığı toplam 12 Kanun Hükmünde Kararname ile TBMM’yi bir kez daha baypas etmiş ve “ben yaptım oldu” mantığıyla siyasal otoriterliğini daha da artırmıştır.
Demokrasi kavramını ağzından düşürmeyen AKP’nin yasama, yürütme ve yargı erklerini kendi eline alarak istediği şekilde hareket etmesi, içinden geçtiğimiz dönemin de AKP’nin otoriterliğinin de istisnai olmadığının göstergesidir.
Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere pek çok bakanlık bünyesinde yapılan KHK değişiklikleri ile kamunun örgütsel yapısı daha esnek, hem örgütsel ve kurumsal yapı, hem de personel sistemi açısından piyasa ile daha uyumlu hale getirilmiştir. Çıkarılan KHK’lar ile bakanlıkların teşkilat yapılarında, özellikle kamu emekçilerinin statüsünü ve geleceğini yakından ilgilendiren değişiklikler bulunmaktadır.
Bakanlıkların teşkilat ve görevlerini baştan aşağı değiştiren, eğitim ve sağlık başta olmak üzere çeşitli alanlardaki temel kamu hizmetlerinin piyasaya uygun bir içerikte dönüşümünü hedefleyen son KHK’ler, önümüzdeki süreçte kamu emekçilerinin “sözleşmeli istihdam” başta olmak üzere, “esnek çalışma”, “angarya çalışma”, “performans değerlendirme” vb. düzenlemelerle daha fazla hak kaybı ile karşı karşıya kalacağının sinyallerini bugünden vermektedir.
Mali haklar ile ilgili olarak yapılan ve “kamuda ücret adaletsizliğini gidereceği” iddia edilen düzenlemeler gerçekte, üst düzey yöneticilerin ücretini eşit hale getirmekte, kamu emekçilerinin büyük bölümünün ücretleri ve sosyal hakları “sefalet koşullarında” eşitlenmektedir.
“Eşit işe eşit ücret” gibi kamuoyunda olumlu algılanan, ancak bugünkü kamu yönetimi sistemi içinde, “işe göre ücret” anlamına gelen düzenlemelerle, üst düzey kamu yöneticilerinden başlayarak, kamuda sözleşmeli istihdamın yukarıdan aşağıya doğru başlatılmasının ilk adımları atılmıştır.
AKP hükümeti, KHK düzenlemeleri ile kamu personel sisteminin iç örgütlenmesini örgütlü, nitelikli ve iş güvencesine sahip kamu emekçileri ile değil; esnek, savunmasız, iş güvencesi gösterdiği performansa bağlı olan bir yapıda yeniden kurmayı amaçlamaktadır.
Güçler ayrılığı ilkesini siyasal çıkarları doğrultusunda ortadan kaldıran AKP ile 12 Eylül askeri darbesini yapanların zihniyeti arasında bir fark bulunmamaktadır. Bize rağmen bizim adımıza yapıldığı iddia edilen bu düzenlemelerdeki dayatmacı ve otoriter tavrın, sonrasında uygulanma imkanı bulan 24 Ocak kararları ile devletin yeniden yapılandırılması süreci ile büyük benzerlikler taşımaktadır.
Toplumun geniş kesimlerinin eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik ilkelerle oluşturulmuş yeni anayasa talebindeki yakıcılık ortadayken, “ben yaptım oldu” mantığıyla 12 Eylül anayasasından farklı bir anayasa hazırlanması mümkün değildir. Dolayısıyla AKP’nin söz konusu otoriter ve dayatmacı tavrının çözümden ziyade yeni sorunlar üreteceği ortadadır.
Eğitim Sen olarak, hükümetin “yangından mal kaçırırcasına” yaptığı KHK düzenlemelerinin emekçilere ve toplumun geniş kesimlerine ne getirip ne götürdüğünü ortaya çıkaracağız. Hukuk büromuz, sendikamız web sayfasındaki “gündem” başlığı altında, düzenlemelerle nelerin değiştiğini ve kaldırıldığını tespit edip kamuoyuyla paylaşacaktır.
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011 Yazılım:Haber Sitesi Kur