Nasıl Bir Gençlik? Eğitim Bir-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Sayın Erol ERMİŞ'in, haftanın sıcak gündemi olan GENÇLİK konusunda sitemize yaptığı basın açıklamasıdır. 6 Şubat 2012 Pazartesi 23:32
Her ulus, geleceğini garantiye almak için yeni nesillerin eğitimine önem vermek zorundadır. Eğitimin gayelerinden biri de gençliğe, ait olduğu milletin değerlerini kazandırmaktır. “Nasıl bir gençlik istiyoruz” sorusu her dönemde önemini korumuş, bütün ideolojiler, bütün dinler bu hususa azami derecede önem vermişlerdir.
Dünyaya aşırı ideolojilerin gözüyle bakma devri geride kalsa da insanlar eski alışkanlıklarından kolay kurtulamıyorlar. Birçok konuda çoğu insanın “eski tüfekliği” tutuyor. Eski tüfeklerin bir hastalığı da her şeyi biz biliriz havasında olmalarıdır. Kendi doğrularını alsa tartıştırmak istemezler, herkes de bunların doğrularına uymak zorundadır. Hal böyle olunca bu kişilerle orta yolda buluşmak mümkün olmuyor.
Sayın Başbakanımız dindar bir nesil yetiştirmekten bahsedince, koro halinde ayağa kalktılar. Çıkardıkları gürültüye bakınca ülkede kıyamet koptu sanırsınız. Başbakanın sesini gürültülerinde boğmak istediler. Koskoca Başbakan bu ülkede fikir beyan edemeyecek mi? Sayın Başbakanın bu kuru gürültülere pabuç bırakmayacağını yüz seksen kere görseler de yine huylarından vaz geçmiyorlar. Kimi Başbakana takunya-tespih-takke gönderiyor, kimi mitingle tehdit ediyor, kimi çağdaş gençlik istediğini haykırıyor, kimi de nerdeyse dinsiz bir gençlik istediğini beyan edecek raddeye geliyor.
Bu bağrışmaların arka planında maalesef kendi oluşturdukları dindarlık algısı yatıyor. Yıllarca öyle bir dindar prototipi çizdiler ki en sonunda bu tipin gerçek olduğuna kendilerini de inandırarak bu hayali prototiple beyhude mücadele ettiler, enerjilerini tükettiler. Bu prototipin var olduğuna kitleleri inandırmak için de akıl almaz toplum mühendisliklerine imza attılar. Dünyanın bütün olumsuz sıfatlarını dindar kişi üzerinde topladılar: Sahtekar, yalancı, güvenilmez, gerici, tahammülsüz, görgüsüz, bilim karşıtı, yobaz, kaba, çok eşli, pis, kafası çalışmaz, sanattan anlamaz, köylü…. Say sayabildiğin kadar. Yaptıkları filmler, tiyatrolar; yazdıkları hikayeler, romanlar; çıkardıkları gazeteler, dergiler; yayın yaptıkları radyolar, televizyonlar; düzenledikleri seminer, konferans ve toplantılar sırf bu konuya odaklandı. Sonuç ne peki? Vatandaş bu kara propagandayı elinin tersiyle itti, on yıldır korktukları insanlar iktidarda. Ey halkçı geçinenler, halk genel anlamda halinden memnun, peki size ne oluyor?
Yıllarca dindarları karalamak için akla hayale gelmedik iftiralar attılar. Allah aşkına on yıldır iktidarda olan kişilerde gericilik-yobazlık niteliklerinden hangisini gördünüz? Çağdaşlaşma, bilim, teknoloji, kentleşme, eğitim, ulaşım… Hangi sahada ülke geriye gitti? Yıllarca dediniz ki bunlar bilime-teknolojiye karşı. Okullar bilgisayar teknolojisiyle tanıştı, kara tahtanın yerini akıllı tahta, defter kitabın yerini, pc tablet alıyor. Siz daha neyin peşindesiniz? Mücadele etmek için inandırıcı argümanlar bulamayacak kadar acizseniz en iyisi susun. “Sükut altındır” diye boşuna dememiş atalarımız.
Dilinize bir çağdaşlık dolamış gidiyorsunuz. İnsan bir söylediği söze, bir kendine, bir de karşısındakine bakar. Karşınızdakilerin daha çağdaş olduğunu dünya alem kabul ediyor, aslında siz de görüyorsunuz, ancak inadınızdan itiraf edemiyorsunuz. Beyler, eski camlar bardak oldu. Dünya değişiyor. Diktatör rejimlerin kalıntıları da ortadan kalkıyor. Siz hala bir önceki yüzyılı yaşamak ve yaşatmak için, boşuna akıntıya karşı kürek çekiyorsunuz. Gözlerinizi kapatmakla karanlığı geri getiremezsiniz. Ölüler dirilmez beyler. Gözlerinizi açın, aydınlığa kavuşun.
Dünya küçücük bir köy oldu. Sizi, hiç kimse kendi hayat tarzına zorlayamaz artık. Herkes istediği gibi yaşayıp bu dünyaya veda edecek. Bu kısacık ömrü hayali korkularla tüketmeye değmez. Hayattan zevk almaya bakın. Dahası: Eğitim kurumlarının insanlara yön verme devri çok gerilerde kaldı. İnsanları yönlendiren şeyler çok farklı. Bence oralarda söz sahibi olmaya bakın.
Erol ERMİŞ
Eğitim-Bir-Sen
İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı
Haber Yorumları Yorum EkleBurak Bey, bu söylediklerine kendin de inanmıyorsun ama ne diye yazıyorsun. 28 Şubat döneminde MHP iktidar oratağı oldu, sen neden bahsediyorsun? Okullarda insanları 28 Şubatla tehdit ederek üye yaptığınızı untmadık. Varsa bir görüşün söyle, kimsye hakarate etme. Erol Bey görüşünü açıklamış. Sen de yazarsın olur biter. Ahmet KARDAŞ - 2012-02-07 13:55:28Burak Candaş isimli yorum yazan arkadaşa, düşüncenize katılıyorum ama ifadelerinizi biraz sert bulduğumu belirtmek isterim.daha naif bir eleştiri daha iyi olurdu zanımca. Mutaf Gerçek - 2012-02-07 13:38:10Akp dalkavukluğundan başka hiçbir şey ifade etmiyor bu yazı ! Bir devlet memuru musun, hükumetin borazanı mısın ? Hangi güç seni bu konuşmaları yapmaya cesaretlendiriyor ? 28 Şubatta Ülkücüler meydanda haykırırken bırakın sizlerin bu konuşmaları yapmaya, saklandığınız delikte bunları düşünmeye bile yüreğiniz yetmezdi ! Halinize acıyorum. Küresel embesillik. Burak CANDAŞ - 2012-02-07 11:05:07
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011 Yazılım:Haber Sitesi Kur