Tarihini yargılamaya çalışanlara karşı fransız kalma… Medeni Avrupa(!) bugün tarihi parlamentolarda yazarken, parlamentoda yazılan tarihin gerçek olmadığını söyleyenleri de cezalandırıyor. İfade özgürlüğünün(!) geldiği, gelebileceği son nokta bu olmalı… 23 Aralık 2011 Cuma 09:08
Kamuoyunda “soykırımı inkar yasası" olarak bilinen ve 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifi, Fransız Ulusal Meclisi’nde görüşüldü.
Fransa meclisi genel kurulu, 1915 olaylarının “soykırım” olmadığı yönündeki ifadelerin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. Türkiye’nin tarihi gerçekleri anlatma gayretleri Fransa’da etkili olmadı. Atalarımızın ifadesi ile “Bir kişinin kulağı olursa sağır, sen ona istediğin kadar bağır.”
Medeni Avrupa(!) bugün tarihi parlamentolarda yazarken, parlamentoda yazılan tarihin gerçek olmadığını söyleyenleri de cezalandırıyor. İfade özgürlüğünün(!) geldiği, gelebileceği son nokta bu olmalı…
Soykırım ve zulüm denilince ilk akla gelen ülkelerden birisi hiç şüphesiz Fransa’dır. Fransızların Cezayir’de, Ruanda’da, Vietnam’da ve Madagaskar’da yaptığı soykırımlar henüz hafızalardan çıkmamıştır.
Fransa’nın tarihi Fransız Ulusal Meclisi’nde yazma gayretleri tabi ki yüz akımız olan tarihimize bir leke getirmeyecektir. B u yapılan Fransa’nın siyasi bir kararıdır ve tarihte olduğu gibi bugünde Fransa yanlış kararının bedelini Yüce Türk Milleti’ne ödeyecektir.Çünkü “Arpa eken, buğday biçmez”
Fransa bu yasayı temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze geçmişte de defalarca koymuştu. 2005 yılındaki benzer teşebbüste Fransız tarihçiler, tarihi olaylar hakkında yasa çıkarmayı adet edinen meclislerine karşı isyan etmiş ve şu açıklamayı yapmıştı: “"Tarih bir din değildir. Tarihçi hiçbir dogmayı, yasağı ve tabuyu kabul etmez. Tarih, gündemin tutsağı değildir. Tarihçi, geçmişteki olaylara bugünün duyarlılıklarını sokmaz ve günümüzdeki ideolojik kalıpları geçmişe uygulamaz. Tarih, hukuki bir nesne değildir. Özgür bir devlette, tarihî gerçekleri tanımlamak ne meclise ne de hukuk yetkililerine aittir. Devletin politikası, tarihin politikası değildir."
Fransa’nın tarihi gerçeklere ihanet edip bunu siyası ve adli olarak kullandığını kanıtlayan birçok olay vardır. Örneğin;Paris Mahkemesi, sözde Ermeni soykırımı konusunda Türkiye'nin tezlerine de yer verdiği için Fransa'nın ünlü genel kültür ansiklopedisi Quid'i mahkum etti. Aynı mahkeme daha önce de ünlü tarihçi Bernard Lewis'i Le Monde gazetesinde konu hakkında yayınladığı bir makaleden dolayı tazminat ödemeye mahkum etmişti.
Fransa'daki bir çok tarihçi Ermeni soykırımı iddialarına inanmamasına rağmen ceza baskısı yüzünden bu konuda görüş beyan etmekten çekiniyor. Geçtiğimiz dönemlerde bu konu gündeme gelince tepki koyan birçok tarihçinin bugün ses çıkaramaması da buna bir kanıttır.
Gittiği bölgelere hoşgörüyü, medeniyeti, barışı ve adaleti götürmüş olan Osmanlı Devleti’nin hiçbir döneminde soykırım yoktur. Hatta Fransızlar, Osmanlılar'dan aldıkları destek sayesinde yok olmaktan kurtulan bir millettir ve Osmanlı’ya hakaret edeceğine Osmanlı’ya teşekkür etmelidir. Bizim tarihimizi ve soykırım olmadığını Fransızlarda çok iyi biliyor ancak Fransa, kendi içindeki kirli oy hesaplarında Türkiye’yikullanmak gibi bir aşağılık yolu seçiyor kendisine… Fransa'nın, vatan topraklarımızı hedefine alan 90 yıl önceki işgal ve esaret girişimlerine karşı Türk Milleti’nden yediği tokatı hala hazmedemediği alenen görülmektedir. Anadolu’yu işgal etmek istediği dönemde kendisine yardımcı olan Ermeniler ile bugünkü ittifakıda bu yönüyle manidardır.
Tarihten alacağımız çok dersler var.Tarihin bize verdiği büyük mesajlar var.Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa kralına yazdığı mektupları okuyunca ve bugün bu Fransa’nın haddini aşıp bizim tarihimizi yargılamaya kalktığını görünceinsan hüzünleniyor.
Kanuni'nin Fransa Kralına Yazdığı Mektup...
Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah'ın yeryüzündeki gölgesi Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Azerbaycan'ın ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım. Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Fransuva'sın.
Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektup gönderip, ülkenizi düşman istila edip, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah'ın istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenesiniz. Böyle biliniz.
Tarihçi Hammerin ifadesi ile Kanuni Sultan Süleyman’ın dönemin Fransa kralına yazdığı aşağıdaki mektup sonucunda Fransa'da 100 seneye yakın bir zaman diliminde dans yapılmamıştır.
Ey Fransa Kralı FRANSUVA !
“Ey Fransa Kralı Fransuva! Sefir-i Kebirimden aldığım mazhara göre malumatım oldu ki, memleketinde dans namında ala mele-innas fuhşiyyat ve lubiyat yapıyormuşsun. İş bu name-i hümayunumun eline vusulünden itibaren bu mel’anet ve rezalete son vermediğin takdirde Ordu-yu Hümayunumla gelip seni kahretmeye muktedir olurum!”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlettir. Bugün iktidarı, muhalefeti, esnafı memuru, işçisi, çiftçisi Fransa’nın yaptığı terbiyesizliğe karşı tek yürek olmuştur ve Fransa’yı yaptığına pişman edecek güce bugünde muktedirdir.
1915 olayları ile alakalı Ermeni lobisinin faaliyetleri önümüzdeki süreçte hız kazanacaktır. Bugün 20’ye yakın ülkenin parlamentosunda kabul edilen “sözde Ermeni soykırımı” 1915 olaylarının 100. yıldönümüne kadar ABD dahil birçok ülkeye kabul ettirme çalışması Ermeni diasporasının temel hedefidir. Bu gerçek göz önünde bulundurularak çalışmalar yapılmalıdır.
Ey Türk Milleti! Artık tarihini yargılamaya çalışanlara karşı Fransız kalma… Yüzakın olan tarihine çamur atmaya kalkanlara karşı saflarını sıklaştır.
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011 Yazılım:Haber Sitesi Kur