Vicdanınız Rahat Mı? Eğitim Bir-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Erol ERMİŞ'in Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER'in okul müdürleri hakkındaki tutumuyla ilgili yayımlamış olduğu basın açıklamasını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 19 Şubat 2012 Pazar 00:41
Dünya alem bir araya geldi, Sayın Milli Eğitim Bakanının inadını kıramadı. “Ben diğer bakanlara benzemem, dediğimi yaparım, ne kadar kararlı olduğumu herkes görecek.” dedi. Henüz Patogonya özelliklerinden tam anlamıyla kurtulamadığımız için de trajikomik bir durumla karşı karşıya kaldık. 2011/40 nolu Genelgeye bağlı olarak yürütülen “Bağış Soruşturması”nda sona gelindi ve ülke çapında okul müdürlerine, cezalar tebliğ edilmeye başlandı.
Sayın Bakan hariç, hiç kimsenin verilen cezaları olumlu karşılayacağını ve vicdanen rahat olabileceklerine ihtimal vermiyorum. Sayın Bakanın kendince taviz vermez tutumu sayesinde bürokrasi çarkı döndürüldü ve herkesin vicdanını yaralayan bir karar verildi. Peki bu cezaların neye ya da kime faydası oldu? Cevap: Hiçbir şeye, hiç kimseye. Sadece Sayın Bakanın ne kadar kararlı olduğu ispatlanmış oldu. Muazzam bir netice(!). Allah hepimize akıl fikir versin.
Gelinen noktada okul yöneticilerinin yaşamak zorunda bırakıldığı travmayı tahmin etmek hiç de zor değil. Bu saçma sapan cezadan sonra okul yöneticileri, nasıl moral ve motivasyonlarını düzeltip de okulların sorunlarına odaklanabilecek? Şu bir gerçek ki okul yöneticileri birçok sorunu yüreklerini ortaya koyarak çözüyor. Devlet, okulların ihtiyaçlarını velilere havale ettiğinden beri, işler düzgün yürüyorsa, bu velilerin duyarlılığı ve okul yöneticilerinin özverili çalışmalarıyla oluyordu. Umarım bu ceza tufanı, bir kırılma noktası oluşturmaz.
Sayın Bakan, son dönemde üslup, söylem ve tavır noktasında önemli mesafe almıştı. Çağrılara kulak verip bir talimatla bu soruşturmaları işlemden kaldırarak bir adım daha atmış olur ve okul yöneticilerini tekrar kazanabilirdi. Maalesef bu fırsat kaçırıldı ve çok şey kaybedildi. Cezaların zamanlaması da en kötü döneme denk geldi. Sanki her şey güllük gülistanlıktı da bu cezalar ilave bir fayda sağlayacaktı.
Kamu çalışanları belki de meslek hayatları boyunca ilk defa zam alamadılar ve zammı ne zaman alacaklarına dair kesin bir tarih de verilemiyor. Çünkü kişiye özel kanun tasarıları peş peşe, jet hızıyla mecliste yasalaşırken 17 aydır toplu sözleşme yasası sürüncemede bırakılmış durumda. Demek ki kamu çalışanlarının talepleri, sorunları birilerinin hiç de umurunda değil. Öte yandan öğretmenler, alınan maaş bakımından listenin sonuna demir attırılmış durumda. Buna rağmen geçinmek için ciddi bir savaşım veren öğretmenlerden holding genel müdürü kadar maaş alıyormuşçasına performans beklenirken, ek ödemelere hiç girmeyen ve sürekli öğretmen yetersizliğinden bahseden bir iradeyle karşı karşıyayız.Üstüne üstlük de her şeyin tuzu biberi olan bu cezalar. Pes doğrusu pes.
Birilerinin bu cezalardan sonra vicdanları ne kadar rahat bilinmez ama okul yöneticilerinin vicdanları çok rahat. Okulların ihtiyaçlarını karşılamak için vatandaşın bağışlarını kabul etmişler ve okulları sorunsuz bir şekilde eğitime hazır hale getirmişlerdir. Takdir beklerken tekdirle karşılaştılar. Tarih birilerini, ”madalya takılması gereken kişilere ceza verdi” diye kaydederken; okul yöneticileri imkânsızlıklar içinde başarı öyküleri yazmaya devam edecek.
Son söz: Genelge ve ona bağlı verilen cezalar Sayın Bakanınsa, mahkemeler bizimdir.
Erol ERMİŞ Eğitim-Bir-Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı
Haber Yorumları Yorum Eklesayın başkan dertlerimize tercüman olduğunuz için teşekkür ederim.başarılar diliyorum Durdu Çelik - 2012-02-19 02:03:42helal başkanım çok güzel anlatmışsınız durumu ey hükümet duy artık sesiimizi öğretmen - 2012-02-19 01:39:23
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011 Yazılım:Haber Sitesi Kur