KamuGazetesi.Com | Memurlar, Kamu, Haber,
Son Dakika
Bugün Hepimiz Biriz Ak Parti İl Başkanlığı Önünde Eylem Memur-Sen Karıştı mı? EYSEN'den eyleme destek MEB,Yine İpe Un Serdi Nevşehir'de Coşkulu 19 Mayıs Kutlaması Memur Sen'e bağlı bir sendika daha, yarın iş bırakacak KPSS-2012/3 Tercih Kılavuzu Yayımlandı Astsubaylar da Bu Ülkenin Evlatlarıdır Tebrikler Eğitim Bir Sen...
Bugün Hepimiz Biriz
Bugün Hepimiz Biriz
 
Ak Parti İl Başkanlığı Önünde Eylem
Ak Parti İl Başkanlığı Önünde Eylem
 
Memur-Sen Karıştı mı?
Memur-Sen Karıştı mı?
 
MEB,Yine İpe Un Serdi
MEB,Yine İpe Un Serdi
Aziz Dolu ATABEY
 
İslâm’da Cemiyet Hayatı
Aziz Dolu ATABEY
azizdolu@hotmail.com
28 Ocak 2012 Cumartesi 18:02
kitaplar 20-30-40 TL'den 5 TL'ye indi.
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

İslâm dini, cemiyet hayatına (Batılıların söylemiyle sosyal hayat) ayrı bir önem verir. Bununla birlikte, bu dünyada çakılıp kalan Yahudilik ve öbür dünyaya odaklanmış Hıristiyanlıkta olduğu gibi tek taraflı bir meyil söz konusu değildir. İki dünya arasındaki ince çizgiyi harikulâde bir oranla, diyebiliriz ki ‘altın oran’ hassasiyeti ile korumuştur. Gazi Mustafa Kemal’in de dediği gibi, akla ve fenne (fen bilimleri) en uygun din olduğu için de son din olmuştur. Zaten icatlar, buluşlar arttıkça İslâm güneşinin parlaklığının artması da bunu göstermektedir. Öyle ki açıp, her okunduğunda bir ilâhî hikmetin; icadın, buluşun… Kur’an-ı Kerim’de müjdelendiğini görürsünüz. Çünkü bilim olarak adlandırdığımız, aslında insanlığın ortak aklı olan ilerlemeler, gelişmeler Kur’an-ı Kerim’in sürekli tazelendiğini, yenilendiğini ortaya koymaktadır. Aslında bu süreçte tazelenip, yenilenenin kendimiz olduğunu; imanımızın yenilendiğini bir anlayabilsek… Bireysel ve toplumsal nitelikli birçok sorunun kendiliğinden çözüme kavuştuğunu göreceğiz ama… Tabi bu arada işin bir nasip, kısmet boyutunun olduğu da unutulmamalıdır. 
Cemiyet hayatı (toplumsal hayat) dendiğinde, ilk akla gelen unsurlar -hiç şüphesiz- emek, emekçi; üreten, tüketen… gibi iktisadi olgulardır. İşçinin emeğinin karşılığını alın teri kurumadan verin diyen İslâmiyet mi daha emekçidir; işçilerin sırtından iktidara gelip, sonra onları köleleştiren komünizm mi? Ya da işçileri makine çarkları arasında ezen vahşi kapitalizm mi? Komşusu açken, tok yatanı dışlayan; kendisi için istediğini, mümin kardeşi için de istemeyenin imanından bile şüphe eden bir olgunluk ve zarafeti hangi beşeri düzende (systeam) görebilirsiniz ki? Batı medeniyetine özgü bir keramet gibi sunulan ‘sosyal güvenlik şemsiyesi’ anlayışı, Amerika Birleşik Devletlerinde sokaklarda yatıp kalkan elli milyondan fazla evsizi yağmurdan, çamurdan koruyor mu? Yahut Almanya’da her gün evleri kundaklanan Türklerin, alevlerin arasında ‘ecel terleri’ dökmelerine engel olabiliyor mu? Bu ve benzeri sorulara verilebilecek cevaplar -takdir edersiniz ki- Batı medeniyetinin söz konusu olduğu değerlendirmelerde, “Kral çıplak!” nidalarını ayyuka (gök) çıkarmaktadır.  
İslâm’ın öngördüğü, salık verdiği toplumsal hayatın temelinde ‘sevgi’ vardır. Bu sevgi öyle bir sevgidir ki, ana-babadan başlar; yakınlara, akrabaya oradan kendi kavmine, milletine, ümmetine… bütün insanlığa kadar gider. Dahası hayvanları, bitkileri; taşı, toprağı, suyu… bile içine alır ki Yûnus Emre’nin “Yaradılanı sevdik, Yaradan’dan ötürü.” demesi de bundandır. Bundandır ki Batılılar, ‘içlerine şeytan girmiş’ diye akıl hastalarını
ateşe atarken; Selçuklu Türkleri onları tedavi etmek için çareler aramıştır. Dahası Batı’da mezhep savaşları yapılıp, meydanlarda insanlar boğazlanırken; Osmanlı Türkleri ilk hayvan hastanesini (Gurabhane-i Laklakan) hizmete açmıştır.
 Cemiyet hayatının en önemli unsurlarından biri de hiç şüphesiz paradır. Yalnız İslâm parayı bir amaç olarak değil; araç olarak kabul eder. Hz. Mevlana’nın ‘‘Paranın köpeği olma, o senin köpeğin olsun’’ sözü de bu düstûru bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır zaten. Kısacası Müslümanlar parayı cemiyet hayatının tertip ve düzeni için kullanmışlardır. Misâl bankacılığın atası olan para vakıflarından tutun da, ticaret kervanlarına, gemilere güvence verilmesine (sigortalama) varıncaya kadar sayısız uygulama asil milletimizin faziletlerindendir (erdem) ve bu fazileti de Kur’an ahlâkı ile ahlâklanmasına borçludur. İslâm ahlâkı Fırat’ın kıyısındaki kuzunun bile hesabını sormaktadır zira. 
Evet, canlar! Sonu ‘izm’ ile biten, beşer mamûlü deli saçmalıkları mı yoksa İlâhî mizanın nuru mu? Hangisi toplumu ve toplumu oluşturan bireyleri huzura, mutluluğa eriştirebilir? Dahası hangisi varlık sebebinizi açıklayabilir? Mihengi tartın bakalım. 
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Anket
Toplu Sözleşme Sürecinde Memur Sen Üzerine Düşeni Yapmış mıdır?
Evet Yapmıştır
Hayır Yapmamıştır
Yazarlar
Namaz Vakitleri
İmsak
42:0
Güneş
34:0
Öğlen
:08:0
İkindi
:03:0
Akşam
:29:0
Yatsı
:11:0
Tarihte Bugün
1927 ABD'li havacı Charles Lindbergh, 'Sprit of St. Louis' adlı uçağıyla New York'tan Paris'e uçarak, Atlas Okyanusu'nu geçen ilk pilot oldu.
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
57291
USD ALIŞ
1.8240
USD SATIŞ
1.8340
EURO ALIŞ
2.3280
EURO SATIŞ
2.3430
POUND ALIŞ
2.8630
POUND SATIŞ
2.9100
ALTIN ALIŞ
93.7500
ALTIN SATIŞ
94.1890
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011
Yazılım: Haber Sitesi Kur