Kaldırma Kuvvetiniz Yetmez Yahya ASLAN yahya50123456@hotmail.com 31 Ocak 2012 Salı 22:04
Kaldırma Kuvvetiniz Yetmez (YÜKSEK ATEŞLİ LİBARELLİK HASTALIĞI) Özgürlükçü cenahın son günlerde ağızlarından ve gazeteköşelerindeki yazılarından düşmeyen tek kelime var: ‘Kaldırılsın...’ Andımız kaldırılsın, gençliğe hitabe kaldırılsın... Bu söylemlerin başını çeken de, özgürlükçü cenahın mümtaz çocuğu Mümtazer TÜRKÖNE. Ey TÜRKÖNE ve kendini özgürlükçü addeden Mümtaz çocuğun çocukları. Bu ülkenin kuruluşu aşamasında, Türk insanının canını hiçe sayarak, değerleri uğruna verdiği mücadeleyi hiç içselleştirememişsiniz. Özgürlüğün yolunu açmanın ülkenin milli ve manevi değerlerini kaldırmaktan geçtiği zırvalığını da, sizler topluma aşılama telaşındasınız şu anda da. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerini kaldırma telaşında olanlara, kurtuluş mücadelesinde milli ve manevi birlikteliği yakalamış Türk insanının, birliktelik gücüne karşı tarihte hiç kimsenin karşı duramadığını hatırlatmak isterim. Yüksek ateşli liberallik hastalığına tutulmuş bu özgürlükçü cenahın, ülkenin milli manevi değerlerini tümden kaldırma ve değerler birlikteliğini bozma amacını dikkate aldığımızda, bu yüksek ateşli liberallik hastalığına tutulmuş kişilerin zayıf kişilikli olduklarını söyleyebiliriz. Bu zayıf kişilikli insanların asla toplumun değerlerine amaçları yönünde sirayet edemeyeceklerini onların özgür beyinlerinin dikkatine sunarız. Yukarıda bahsettiğimiz cenah yaratıldı aslında. Onların yaratılma süreci açılım safsatasıyla, ordunun itibarının düşürülmesiyle, askerlerin birer birer kodese tıkılmasıyla başlamıştır. Meydanın boşalmasıyla kaldırma kuvveti olan yüksek ateşli liberallik hastalığına tutulmuş cenah meydanlara çıkar olmuştur. Onların sözleri basında yer bulur olmuş. Onlar, itibar görür olmuşlar. Onların lafı dinlenir olmuş. Taşradaki yönetimlerin düzenledikleri programlara onlar, konuşmacı olarak davet edilir olmuşlar. Aslında, bu durum meydanın boşluğundan kaynaklanan kısa süreli yani geçici bir durumdur bizce. Gün gelir devran döner herkesin vaziyeti değişir. Türkiye’de böyle dönemler hep yaşanmıştır. Ama böyle dönemlerde de asla Tür halkı vatanseverliğini yitirmemiştir, milli manevi değerlerine dokundurmamıştır. Meydanın boşluğundan yararlanarak içini döken ve bunu da, özgürlük geldi ülkeye, diye topluma lanse eden yaratılmış cenahın kaçacak delik bulamayacağı zaman yakındır. Yaratılmış ve meydanın boşluğundan yararlanan kaldırma kuvveti olan yüksek ateşli liberallik hastalığına tutulmuş cenah, şu söyleyeceklerimi kulağınıza küpe yapın. 1-Andımız, Ne Mutlu Türküm Diyene, diye biter. Çocuğuma her sabah bu sözü söyletiyorum. Her millet milletiyle gurur duyar ve milletinden ötürü mutluluk duyar. Bizler de gurur ve mutluluk duyarız milletimizle. Çocuklarımıza da her sabah bu sözlerden mutluluk ve gurur duyacaklarını öğrettik, öğreteceğiz. 2-Gençliğe hitabe, Ey Türk Gençliği, diye başlar. Bu, Ata’nın dile gelişidir. Ölümsüzlüğüdür. Vasiyetidir. Atatürk’ün Türk ulusuna seslenişini asla susturulamadı, susturulamayacak. Meydan yurtsever insanlarla dolup taştığında bu söylediklerinizi söyleyebilir misiniz acaba? O zamanda,sineye çeker, içinizde fırtınalar koparır, vatansever yurttaş görüntüsü verirsiniz. Ama bu millet sizlerin yüzünü tanıdı. Asla unutmayacak. Zamanı gelince bu söylediklerinizi yüzünüze öyle bir çarpacak ki söylediklerinizi geri almak zorunda kalacaksınız. Ama iş işten geçmiş olacak. Ne yazık ki, son yıllarda sizin güttüğünüz amaçlara benzer amaçlar güden birçok cenah yaratıldı. Ülkenin en hassas olduğu değerlere söyleyen söyleyene... Sizler yukarıda belirttiğimiz üzere zayıf kişilikli insanlarsınız, M.Kemal ATATÜRK’ün yarattığı kişilikli bu ülkeyi kişiliksiz yapmak için kullandığınız türlü yöntemleriniz, çok zayıf kalır. Sizler ancak söylediğiniz lafları, yazdığınız yazıları okuyarak bir tarafınızı kaldırırsınız. Sizin kaldırma kuvvetiniz bundan ibarettir. Sizin kaldırma kuvvetinizin, andımızı ve gençliğe hitabeyi kaldırmaya gücü yetmez, yetmez, yetmez... Yahya ASLAN Köşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı Yüce Türk Milletine aittir.Kaynak gösterilerek yayınlanması hüsn-ü zandandır.2009-2011 Yazılım:Haber Sitesi Kur